• haber
  • İnceleme
  • nasıl yapılır
  • drupal
  • drupalism
  • diğer
  • reklam
  • İletişim
  • video
Ana sayfa › Ağ Günlükleri › blues ağ günlüğü

Söyleşi : Volkan Alabaz

blues — Cum, 08/10/2007 - 00:00

Türkiyeden uzaklarda yaşan bir blog yazarı arkadaşımız Volkan Alabaz.Onu daha yakından tanımak için tiyatral terapi tadında bir sohbet ettik kendisiyle.Zevkle okuyacağınıza eminim.Tabiki burada yazdığım kadar kısa(!) değil söyleşi aslında.Dostumuz yazmayı çok seviyor ve bu da söyleşimizi daha zevkli bir hale getirdi.Bir kaç gün süren bir söyleşi oldu.Gece geç saatlere kadar çalıştığından dolayıda uykusuluk problemi varken benimle yazıştığı için tekrardan teşekkür ediyorum kendisine.Hadi bakalım başlayalım :

Ben : Biraz kendinizden bahsedermisiniz ? Nerede , ne zaman gözlerini dünyaya açtı Volkan Alabaz ?

Volkan : 06.06.1978′de Aydın’da gözlerimi dünyaya açmışım.Ama dünyaya gelir gelmezde Antalya’nın yolunu tutmuşuz.Yani kendimi bildim bileli Antalya’dayım ve bütün öğrenimimide burada gerçekleştirdim ta ki üniversiteye kadar.Ben pek normal bir çocuk olarak büyümedim biraz tuhaflıklar vardı bende daha birinci sınıfa giderken uzaya gitmeye karar verip bir mekik tasarlamıştım ve bütün mahalle yede Pazar günü saat 12′de vedalaşalım diye haber vermiştim. Annemin yanına gittim elini öptüm kendime yiyecek bir şeyler hazırladım,su filan doldurdum orada acıkırsam,susarsam diye.Ve ilk hayal kırıklığıma da burada yaşamıştım.İlkokulda dördüncü sınıftayken Tiyatro sevdam başladı.Okulla beraber bir oyuna gitmiştik ve sahnedeki karakter ”içinizden birini sahneye almak istiyorum”demişti ve şans işte onca çocuk arasından ben çıktım ve sahneye adımımı atar atmazda bir anda şok oldum.İnanılmaz büyülü gelmişti bana bir daha da ayrılmadım yani o gün bugündür sahnedeyim.

Üniversiteye gitmeden önce hayatım Yalçın Menteş ile kesişti.O bana gerçek bir dayılık yaptı.Yani demek istediğim ben daha okula gitmeden bu işlerde adım geçer olmuştu ve yetenek sınavına girmeden önceki akşam sabaha kadar arkadaşlarımla poker oynayıp iki saatlik bir uykuyla sınava gitmiştim.Karşımda da Özdemir Nutku olduğunu bildiğim halde bana sorulan ”Özdemir Nutku senin için neyi ifade ediyor’’sorusuna ”Hiççç”diye cevap verip ortalığı karıştırabilecek kadar tuhaf bir adamdım.İstanbul da olduğum süre boyunca da şans hep yanımda oldu iyi insanlarla tanıştım arkadaş oldum.Özel tiyatrolar la beraber okul hayatımı da bitirdim sonrada galiba doğduğum şehre bir borcum olduğunu düşünüp Aydın Belediyesi Şehir Tiyatrolarının kurulma aşamasında bulundum.Güzel bir iki sezon geçirdik bu arada da ben Antalya’da yaşayan kız arkadaşım ile hayatımı çok ani bir karar ile birleştirdim.Hayatım boyunca insanları çok şaşırttım ben.Kimse beklemiyordu ben dahil çünkü benim yaptığım kariyerinin en başında bir oyuncu için intihar olarak sayılan bir yolu seçmiştim.Sonrada askerlik ve Antalya Şehir Tiyatrolarında aynı zamanda Devlet Tiyatrolarında da görev yaptığım sırada içime devlet sistemi pek işlemedi olmadı yani fikir ayrılıklarımız çok oldu bende hep Avrupa’da Master yapmak kendimi daha da geliştirmek istemiştim.Eşimde yarı Alman yarı Türk yani anne Alman baba Türk.Böyle olunca da bana da bir teklifte bulundu.Almanya’da yaşamak gibi.Ben ilk önce çok korktum bunca yıl aldığım eğitim kariyerim ve her şeyi bir anda sıfırlayıp yeniden başlamak.Ama oldu şimdi Köln şehrinde Master yapıyorum son yılım ve Dortmund Devlet Tiyatrolarına da seçmelere girmeden oyuncu olma hakkını kazandım ve kariyerime burada devam ediyorum galiba önümüzde ki bir 50 yılda geri dönmeyeceğim.

 

Ben : Hayatınız dolu dolu geçmiş.Uzay mekiği olayı çok eğlenceli  Tiyatro ise zaten ayrı bir dünya.Bu blog camiasında sanatçı arkadaşları tanıdıkça çok mutlu oluyorum.Almanya’ya gittiğinizde ilk başta ne gibi zorluklar yaşadınız ? Yada yaşadınız mı? Bir de Türkiye’ye hiç geliyormusunuz? İnsanların sanatçıya davranışı orada ve burada nasıl? bir kıyaslama yapabilirmisiniz?

Volkan : Şimdi Fatih bey,Almanya ya ilk geldiğimde tabiî ki bende çok zorluk çektim.Ama benimki Türkiye’den evlilik yoluyla gelen insanların yaşadıklarından farklıydı.İlk sorunum dildi.Almanca öyle söylendiği gibi çok basit ve hemen öğrenilecek bir dil değildi.Türkçenin tam zıttı ve inanılmaz kuralları olan bir dil.Ama eşimin yardımı ile yaklaşık bir yılda gece gündüz başka hiçbir işle uğraşmadan çalışarak öğrendim.Benim için daha zor olanı işim Oyunculuk tam olarak bu dile hakim olmam gerekiyordu ve baya bir yıprandım.Bakın ben bazı şeylere katılmıyorum Türklerin burada uyum sorunu var deniyor doğrudur ama her Türk için geçerli değildir bu söz.Mesela Almanlar Türkleri dışlıyorlar deniliyor bence çok saçma benim arkadaşlarımın geneli Alman veya İtalyan’dır.Burada ki Türk vatandaşlarımızı genellemiyorum tabiî ki ama ben bile anlaşamıyorum Almanlar nasıl anlaşacak.Siz yaşadığınız toprakların insanlarına saygı duyar ve terbiyesizlik yapmazsanız onlarda sizi kabullenirler ve sorun yaşamazsınız.İmajımız genel olarak çok kötü.Ben çok yanlış örnekler ile karşılaştım.Mesela bir keresinde Köln’de Dom kilisesinde başka bir şehirden gelen misafirlerimizi gezdiriyoruz ve bir genç Türk grubuyla karşılaştık ve çok yüksek bir sesle ”Ulen şunların mumlarına işemek lazım”gibi inanılmaz kaba ve saygısızca bir tavır sergilediler.Bu kişilerde çok yüksek sesle konuştukları için hemen dışarı atıldılar.Şimdi olay şu siz bir dine bile saygı gösteremiyorsanız yazık.Burada durum vahim yani.Ama çok büyük başarılara her alanda imza atmış akıllı ve enteligent insanlarımızda oldukça fazla. Ben uyum sorunu yaşamadım mesela yani çok çabuk ortama girdim yapı itibari ile de rahatım zaten.Ama İstanbul gibi Antalya gibi şehirlerde yaşadıktan sonra bana Almanya çok sıkıcı ve yavaş geldi.Birde çok kasıntılı insanlar görmeye alışmışım.Burada kimsede kasıntı yok bisikletle işe giden banka müdürü gördüm ben sonra bir gün oyun oynuyoruz gayet normal bir gün her gün ki gibi seyirci ile de temas halinde olduğumuz bir oyundu ön sırada kot pantolon giymiş normal bir adam vardı dikkatimi çekti.Sonra bu kişi kulise geldi ne koruma ne yalakaları hiçbir şey yok elimi sıktı biraz sohbet ettik.Ben ne iş yapıyorsunuz dedim herkes gülmeye başladı meğersem adam Dortmund Büyükşehir Belediye Başkanıymış.Bizde ki farkı anlamışsındır.Bizler burada benim en sevdiğim olay bu Türkiye deki gibi kasıntılı birer bankamatik oyuncusu değiliz.Herkes inanılmaz rahat kimsede kasıntı yok.İzleyici kitlesi ise inanılmaz güzel en azından nerde reaksiyon vereceğini biliyorlar Hollanda’da durum böyle değil mesela.Şimdi burada sanatçıya ilgi farklı sadece saygı duyuyorlar ve gerekirse çekinmeden eleştiri alabiliyorsunuz.Alman seyircisi acımasızdır ve her şeyi sizden daha iyi bildiklerine emin olabilirsiniz.Bu milletin en sevdiğim yanı bir tek uyurken kitap okumuyorlar ve dilenirken bile Brecht okuyan adam gördüm.Genel olarak özetlemem gerekirse sanatçıya gerçek bir saygı hakim ve herkesin işi ve adı ayrı bizdeki gibi manken oyuncu yok yani sahnelerde.İzleyin Alman haberlerini sunucularına bakın %80 aşırı kilolu veya tip bakımından kesinlikle uyumlu değildir ekran için ama buradaki adalet bu ne olursan ol elinde diploman varsa olay bitmiştir.İşte bizde durum böyle değil adam ressam ama başka iş yapmak zorunda yaşamak için adam yazar ya içeride yada sürülmüş,adam normal bir tiyatro da oyuncu ay sonunu düşünüyor.Yazık çok üzülüyorum bu duruma.Ben yaklaşık iki yıldır Türkiye ye gelemiyorum işlerimden dolayı hem okulum hem Tiyatro hem de şimdi burada büyük bir eksik olarak gördüğüm bir durum vardı Türk çocuklarının gelişimi çok kötü ve onları özel bir kolej’de geleceklerine yardımcı olmak için oyunculuk,diksiyon ve daha bir çok dalda eğitime başladım öğretmen olarak.Bunun dışında da ilgilendiğim başka dallarda bir sürü işim var ve zamanım maalesef yok ama bakalım bu ayın sonunda bir haftalığına İstanbul ve Antalya üzerinde bir seyahatim olacak.Aslına bakarsan laf aramızda çok özledim oraları.Bence kıymetini bilin yani hele ki İstanbul un.Emin olun Almanlar bizi çok kıskanıyor.

Ben : İşin açıkçası belediye başkanı ile yaşadığınız olay beni çok etkiledi.İstanbulda böyle bir olayın olması imkansız.Herkes’de bir makam sevdası var.Bir noktaya geldikten sonra da insanları hor görmeye başlıyorlar.Durum vahim yani.Bu nedenle senin yaşadığın ortamlarda bulunmayı isterdim yani.Saygısız insanlara da diyecek bir söz bulamıyorum.Dışlanmayı hak ediyorlar.Bu arada “manken oyuncu” tespitin mükemmel 

Peki Blog olayına nasıl girdin? ve de Türkiyede okuduğun blog’lar hangileri?

Volkan : Benim blog maceram çok eskilere gitmez aslında teknolojiyle de aram pek iyi değildi sadece çektiğim fotoğraflar üzerinde oynama yapmaktan başka bir şeyle ilgilenmiyordum birde dekor ve kostüm tasarlama işlerinde kullanıyordum bilgisayarı.Bundan bir yıl önce eşimin bir arkadaşı spaces’te oluşturduğu günlüğünü anlatıyordu benimde dikkatimi çekti dedim kendi kendime bende en azından yazmayı çok sevdiğim için iyi şeyler çıkartırım belki.En azından kendim için.Sonrada bir araştırma yaptım birkaç zamansız kötü denemelerim oldu ve sıfır bir bilgi ile kendi alan adımı alıp nisan ayında Her Bedene Uygun Deli Gömleği adıyla başladık maceramıza.Doğruyu söylemek gerekirse ben çok okurum olsun dolsun taşsın diye yazmaya başlamadım açıkçası iddiam yoktu.Ama adaşım wolkanca beni kendi blogunda okurlarına lanse edip benim için bir yazı yazdı,onunda etkisi çok oldu bence.Hoşuma gitmeye başladı sonra bir çok kişiyle tanıştım güzel sohbetler yapmaya başladık,güzel yorumlar almaya başladım.Artık okunduğumu düşünüyordum ve daha çok yazmaya başladım insanlarında hoşuna gitti diye düşünüyorum.Daha altı ay olmadı ama az çok da olsa hatrı sayılır gelen gidenim oldu.Bakın ben teknik konularda yazmam yazdığım şeyler eşim dahil bir çok insana sıkıcı memleket meseleleri gelir buda okunmanızda bir eksidir ama yinede iyi bir yolda ilerlediğimi düşünüyorum ve bir sorunumda zamandı bazen turnelerim oluyordu ve ben haftalarca yok olabiliyordum.Düşündüm ve eşim meralalabaz’da de dahil oldu bloga.Beraber ayrı konularda yazılar yazıyoruz doğruyu söylemek gerekirse de çok iddialı değilim kasmıyorum kendimi.Belli bir beklentim yok.Okuduğum,takip ettiğim blogcu arkadaşlara gelince genelde bağlantılarımda bulunan bütün arkadaşları zamanım oldukça takip etmeye çalışırım.Zaman sorunum olmadığı dönemlerde her gün en az beş blogcu arkadaşı keşfetmeye çıkarım içlerinden gerçekten iyi şeyler çıkıyor.Ama evde olduğum bütün zaman diliminde muhakkak sesebian dostumun blogunu ziyaret ederim.Paylaşım adına çok kaliteli kendisi.Kişilik olarakta.Sonra Don Kişot adlı blogun anlatım tarzı çok hoşuma gider.Damacana’da gülerim,Bilmiş,Bilgisiz,gibi Mürekkep.org da dahildir güzel anlatımlar var.Oturmuş sağlam bir zeminleri var bence.Kişisel kenti tarzında bloglarda da Goddess Artemis iyi olan bloglardan.

Ben : Peki müzikle aranız nasıl ? Kimleri dinlersiniz ? Türk müzisyenlerden sevdikleriniz kimler?

Volkan : Evet beklide sormuş olduğun en zor sorulardan biri bu benim için.Müzik benim hayatımda çok önemli açıkçası sürekli her fırsatımda müzik dinliyorum arabada,evde her fırsat da iç içeyim.Benim vazgeçemediğim sesler var mesela Düş Sokağı Sakinleri’nin sesini ve melodilerini duyunca o an benim için her şey bitiyor yok oluş başlıyor,ölüp,ölüp dirilmeler.İnsanlar hassas ise ben on misli oluyorum hayal gücüm inanılmaz gelişmiş durumda tabiî ki bu benim hayatım ve ruhsal sağlığım için pek güzel bir şey değil ama.Bazen sahneye çıkmadan iki saat önce yalnız tek bir spotu açtırıyorum tam ortada kimseler yok oturuyorum Bülent Ortaçgil dinliyorum bir şişe şarap içiyorum ve emin olun o akşam en iyi performansımı sergiliyorum.Sonra biraz sıralamam gerekirse Bulutsuzluk Özlemi,Yavuz Çetin,Fikret Kızılok,Gripin,Nev,Erkan Oğur,Nirvana,bu aralarda James Blunt dinliyorum aslında sesi ve müziğinde acı olan insanları seviyorum ben mutlu olmayı pek sevmem acı insana her zaman olgunluk katar zor yaşamayı severim.Çok düşünen bir adamım insanlar bundan dolayı çok kızarlar bana.Ben pek dünya ile teması olan bir insan değilim.Nede olsa ikizler burcuyum hayatı üç kişi yaşıyorum kolay değil.Kendim haricinde iki kişiyi daha idare etmek kolay değil.Bu saydığım isimlerde acıma acı katıyor.Almanya’da ise Jazz Cafelerin çok olmasından ve çevremdeki arkadaşlarımın tercihlerinden dolayı alıştım baya bir sardı Jazz.Blues da öyle benim için.Ezber yaparken genelde Klasik müzik dinliyorum Franz Schubert,Frederic Chopin,Peter Ilich Tchaikovsky,Robert Schumann Ve hayranlığım yüzünde Viyana’ya bile gitmeme neden olan efsane isim Mozart ilk sıralardalar.Fazıl Say’ıda unutamam Almanya’ya çok sık gelir ve bende hiç kaçırmam.Kendime güzel bir gitar aldım biraz takılabiliyorum ama gene zamansızlıktan üstüne düşemedim çok istiyorum ama sağlam çalabilmek bakalım bu kış sonu iyi bir kurs almak istiyorum.

Volkan :Listede yer alması gereken bir ismi daha unutdum ,Cem Karaca ,böylesine harika bir müzik adamını eklemek gerekir ki en çok dinlediğim kişilerden biri.Uykusuzluk işte inanın daha önce yazdığım ve yayınlanmayan yazılarımı bile eşim girdilerini yapıyor.Bugün bile beni telefonla arayıp gelen bir yorumun cevabını sordu nasıl yazalım diye pek vakit ayıramıyorum artık ama önümüzdeki ay yeni bir temayla biraz değişmeği düşünüyorum.

Ben :Valla kolay gelsin , işiniz çok zor.Müzik zevkiniz ise mükemmel.Düş Sokağı Sakinleri , Yavuz Çetin , Bülent Ortaçgil vb… Hepsi mükemmel müzisyenler.Ayrıca şunu bir not olarak ekleyeyim , düş sokağı sakinlerinden Murat Çelik için yaptığım bir fan sitesi var : http://www.mcelik.com .Sizin saydığınız isimlerin hepsi benimde favori müzisyenlerim.Acı konusunda da aynı fikirlere sahibiz , olgunlaşmak için acı çekmek gerekli.

Sizin gibi işini hakkıyla yapan blogculara gerçekten ihtiyaç var ,bu arada sizi daha fazla uykusuz bırakmayayım . Benim için sanatsal ağırlıklı çok güzel bir sohbet oldu ve sizi tanımaktan büyük keyif aldım.Biraz kadın programlarındaki gibi bir soru olacak  ama son olarak söylemek istediğin birşeyler varmı , pek çok blogcu arkadaş okuyacak bu yazıyı ve seni daha yakından tanımış olacaklar.İçinden gelen herşeyi yazabilirsin . Tekrar söyleyeyim sizinle tanıştığıma çok memnun oldum , umarım bu güzel muhabbetimiz bu söyleşi ile kalmaz ve sürdürebiliriz.Ayrıca bir oyununda seni izlemeyi çok isterdim.Neyse kısmet artık  bir gün almanyaya gelirsem … 

Volkan : Bence güzel bir sohbet oldu ben kendi adıma çok mutlu ayrılıyorum bu sohbetten.Ama ben sizden daha fazla bir şekilde isterim sohbetin farklı ortamlarda sürmesini.Ben en çok buralarda sizin gibi insanların özlemini çekiyorum.Bakarsın yolun buralara düşerde bende zevkle sizin için sahnede yaşarım.Ayrıca Murat Çelik için hazırlamış olduğunuz fan sitesi çok güzel olmuş elinize sağlık bundan sonra çok sık takip edeceğim.Valla son olarak söylemek istediklerim.İyi ki de blog yazmaya başlamışım gerçekten değerli insanlar kazandığıma inanıyorum ve yavaş,yavaş ta kendimi bir köşe yazarı gibi hissetmeye başladım.İstediğim insanlara istediğim yazılarla ulaşmaya başladım bu benim için çok sevindirici umarım beni takip eden kişilerde memnundur.Dedim ya çok fazla bir beklentim yok blogtan da,Hayat tan’da açık denize ulaşamadan sürünerek kuruyan asil bir ırmağın son asi damlası olmak daha keyif verici bence. “Dünya benim için cinsel, tinsel, düşünsel, metafizik veya astronomik bir önem taşımıyor; ahlak anlayışım var olana yönelmem ve onun anlamlı sorumluluğunu, payıma düştüğünce, yüklenmem konusunda adeta zorlar beni. Galiba ‘kim’ oluşum da şu mizahi dengede: Sevgiyi önce kendi içinde bul, sonra sev; önce insan ol, sonra yaşa! Tek sıcak kalan kaygım sevmek-sevdirmek, yaşamak-yaşatmak kaygısı.”.Sana tekrar,tekrar teşekkür ederim emin ol beni çok mutlu etti bu sohbet.Bütün herkese de çok,çok selam iletiyorum buradan.Son olarak ta söylemek istediğim söz hımmm bağırırken yağmuru uyandırmayın emiiiii:)

  • söyleşi
  • volkan alabaz
  • Diğer
  • blues ağ günlüğü

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
Girdi biçimi
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Etiket Bulutu

ücretsiz ışık açık kaynak adsense ag alışveriş alım alet alternatif araç bagcik blog browser convert css dosya drupal eğitim e-ticaret editör fedora film flash framework güncelleme gittigidiyor gizem google grafiti hat hdr hemalhemsat hile hosting ikon imleme internet js kütüphane kartvizit kaynak kitapyurdu kod kurulum linux müzik mediatasyon menü modül mp3 mysql okunuyoruz oylama oyun oyyla para paylaşım pdf peter peter answers php program programlama python resim rss server site soru sosyal tasarım teknodergi tusul tv ubuntu uygulama video vista xp youtube
daha fazla etiket





Son yorumlar

  • bilgileri html formatından
    22 saat 3 dakika önce
  • arkadaşlar gerçekten müthiş
    1 gün 19 saat önce
  • Sevgili, youtube severler
    1 gün 23 saat önce
  • Çok güzel olmuş sağol
    2 gün 13 saat önce
  • Clean Urls 'in aktif
    3 gün 15 saat önce
  • arkadaşlar ben travianın 5
    3 gün 18 saat önce
  • Merhaba, ben bu clean url
    3 gün 18 saat önce
  • coca colanın ozutu acıklanalı
    3 gün 22 saat önce
  • Eline sağlık dostum.........
    4 gün 6 saat önce
  • Gerçekten şahane
    4 gün 6 saat önce

Sponsorlar

  • Maltepe Üniversitesi Sözlük
  • Günlük

LinuxCraft.Org

  • CentOs 5.2 Yayınlandı
  • ArchLinux 2008.06 Yayınlandı
  • Arch Linux Türkiye Hareketlenmesi
  • PYLA (Hylafax client) Kurulumu
  • Linux Mint 5 Yayınlandı
daha fazla

Gezinti

  • Son gönderiler
  • Diğer Sitelerden Haberler

Kullanıcı girişi

OpenID Nedir?
  • OpenID Kullanarak Gir
  • OpenID Girişini İptal Et
  • Yeni hesap yarat
  • Yeni şifre iste

Son Blog Yazıları

  • En İyi Drupal Pratikleri
  • Bağlantı Turu - 10
  • Reklam Store Yenü Yüzü İle Hizmete Girdi
  • Ücretsiz Python Kitapları
  • Dosya Saklama ve Paylaşımında Farklı Bir Boyut : PersonalGrid
  • Başarılı Bir WebOs : G.ho.st
  • Pilli İlan Nedir ? Nasıl Kullanılır ?
  • Ücretsiz Veritabanı Tasarımları
  • Linux Kernel Haritası
  • Sony Dcr Dvd 110E Kamera İncelemesi
daha fazla

Drupalism

  • www.politikadergisi.com
  • couloir slideshow modülü
  • Panels Modülü Hakkında
  • Medya teması
  • Son Gönderiler
daha fazla

Rss

  • İstatistik
  • Çevrimiçi

Page Ranking Tool
Şu an 0 kullanıcı ve 35 ziyaretçi çevrimiçi.

Tekno Dergi 2007-2008 | Dringo Network

  • haber
  • İnceleme
  • nasıl yapılır
  • drupal
  • drupalism
  • diğer
  • reklam
  • İletişim
  • video